EVDE SAĞLIKLI YAŞAMIN ALTIN KURALLARI!!!!

Uzun süredir devam eden eve bağımlılık çoğumuz sağlıksız bir yaşam olarak geri dönmüştür diyebilirim. Bu sağlıksız yaşamdan uzaklaşmak ve aldığımız kiloları vermek ise birkaç ufak sihirde gizli. Öğün atlamamak, yemeklerde ürün çeşitliliğini sağlamak, abur cuburları görünce arkamıza bile bakmadan kaçmak, düzenli egzersiz yapmak gibi sayacağım bazı noktalara dikkat etmek daha sağlıklı, daha formda ve psikolojik olarak daha iyi bi ruh hali içerisinde olmamıza yardımcı olacaktır. O zaman gelin sağlıklı yaşamanın altın kurallarına beraber bi göz atalım.

 Bir zamanlar sadece uyumak ve birkaç saatlik ufak işlerimizi halletmek için kullandığımız, çoğumuz için bir otel görevi gören evlerimiz son dönemde hepimizin sığınacağı bir liman haline geldi. Sadece ev olma özelliğinden çıkan çocuklarımız için bir okul, bizim için bir ofis, ailedeki her bir birey için vakit geçirilen bir kafe haline gelen evlerimizin çok fonksiyonlu bir hale geldiğinin hepimiz farkındayız. E hal böyleyken bu durumun bizim için yarattı olumlu tarafları olduğu kadar olumsuz tarafları da oldukça hatta hislerinize tercüman olayım oldukça oldukça fazla.    Bu olumsuzluklardan en önemlisi sizin için öncelik farklı olsa dahi hareketsiz kaldığımız için ortaya çıkan sağlıksız beslenmedir. Dışarıda kimi görsem veya görüntülü olarak kiminle konuşsam herkes ama istisnasız herkes kilo almış durumda. Sürekli evede olmamız, stres ve her canımız sıkıldığında adeta kurtuluş bileti olarak gittiğimiz dolaptan kalorileri ala ala geri dönüyoruz. Bunun sonucunda da maalesef sağlıksız yaşamın uçsuz bucaksız denizine ufak ufak yelken açıyoruz. . Hal böyleyken ben de bu duruma dur demek ve kendimizi biraz daha kontrollü olmaya teşvik etmek için bu yazıyı kaleme almaya karar verdim.

 O zaman gelin hep beraber bir söz verelim ve evde sağlıklı yaşamın altın kurallarını uygulayarak daha kontrollü, daha sağlıklı ve daha güzel bir yaşamın kapısını hep beraber aralayalım. Herkes hazırsa o zaman sağlıklı yaşamın altın kurallarını neymiş neler yapmamız gerekirmiş hep beraber öğrenelim.

  İlk yapmamız gereken şey elimizde ki abur cuburu yavaşça yere bırakmak olacak. Hadi ama daha ilk dakikadan ben yapamam, hayatta olmaz gibi cümlelere kesinlikle başlamayın. Unutmayın ki az önce birbirimize bir söz verdik. Şimdi devam edelim ve ben size abur cuburların barındırdığı aşırı yağ, enerji ve kimisinde de oldukça fazlaca bulunan şekerin kilo almamıza ve hastalıklara daha kolay yakalanmamıza yardımcı olduğunu söyleyeyim. Kısacası bu yemesi zevkli olan çeşit çeşit, renk renk, çekicimi çekici şeyler bize kilo, sağlıksız bir vücut ve hastalıklara davetiye olarak geri dönüyor. Bu yüzden sağlıklı yaşamımızın ilk altın kuralı adeta bağımlısı olduğumuz bu yiyeceklerden uzak durmak.

 Peki biz bu abur cuburları bıraktık ama şeker ve enerji gibi ihtiyacımızı nasıl gidericez diyerek bunlardan vazgeçmemek için her yolu deneyen arkadaşlarımı düşünerek ikinci kuralıma geçiş yapayım. Bu ihtiyaçlarımızı ikinci plana attığımız sebze ve meyvelerden temin edicez tabi ki diyerek içine su serpmiş olayım. Vitamin, mineral ve enerji bakımından zengin olan sebze ve meyveler kilolarımızın kontrollü olarak alınmasına yardım ederken içerdikleri vitaminler sayesinde de birçok hastalıktan korunmamıza yardımcı olurlar. Meyve ve sebzeleri mevsiminde tüketmeniz gerektiğini söylememe gerek yok herhalde. Buna da oldukça dikkat edeceğinizden eminim. Sağlıklı yaşamın altın kurallarından ikincisini de uygulamak üzere aklımıza not ettiğimize göre gelelim bir diğer kuralımıza.

  Bi çoğumuz ne kadar az yersem o kadar fazla kilo veririm ve sağlıklı olurum düşüncesinde. Ama bu düşünce asla ama asla doğru değildir. Sağlıklı ve dengeli beslenmemiz için öğün atlamamamız gerekir. Atladığımız her öğün sonunda yediğimiz yemekte kendimizi doyurabilmek adına daha fazla yeme ihtiyacı duyarız ve ihtiyacımızdan fazla miktarda yemek yeme durumunda kalırız. Böyle bir durum yaşamamak için öğün atlamadan ve mümkün olduğu kadar çok çeşit ile beslenmemiz gerekmektedir. Her gün mutlaka tahıl, sebze meyve ,et ürünleri ve süt ürünleri tüketmeye dikkat etmeliyiz. Kısacası öğün atlamadan yukarıda yazdığım öğünleri yemeklerimizde eksik etmeden ve kendimizi tıka basa doyurmayacak şekilde beslenme planımızı oluşturmamız gerekir.

  Evde kaldığımız sürede daha da önem kazanan ancak daha fazla sorun haline sağlıklı yaşamın kapılarını açmak tamamen bizim elimizde. Yukarıda bahsettiğim sağlıklı yaşamanın altın kurallarını uygulamaya başlarsak bedenimizde ve hatta ruhumuzda meydana gelecek olan güzel değişimleri görebiliriz. Bunların yanında her gün yapacağımız egzersiz hareketleri ile hem vücudumuz çalışacak hem de biz sürekli yapacağımız bu aktivite ile kafamızı boşaltmış olacağız. Böylece yavaş yavaş vücudumuzun sıkılaşacağına, fazla kilolarımızın arkasına bile bakmadan kaçacağına ve psikolojik olarak da kendimizi daha iyi hissedeceğimizden eminim. Bu arada söylemeyi nerdeyse unutuyordum sağlıklı yaşamın altın kurallarından sonuncusu ise günde en az iki buçuk litre su tüketerek vücudumuzun ihtiyacı olan suyu ona temin etmek olacak. Ve tüm bu yorgunluğun üstüne çekeceğimiz güzel ve düzenli bi uyku ile oldukça sağlıklı ve zinde bir güne merhaba diyebileceğiz.

Yazılarımın tamamını okumak ve ihtiyacınız olan tüm ürünleri bulmak istiyorsanız sizleri de evbuya. com’a bekliyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir